HAYAL SATMAK BİTTİ SIRADA YALAN SATMAK VAR

0
11

İnsanlarımıza yaşadığınız en büyük sorun nedir şeklinde soru yönlendirildiğinde değişik dönemlerde değişik cevaplar aldığımızı biliyoruz. Bu gerek terör, gerekse dış politika gibi olsa da çok uzun dönemdir halkımızı birinci derecede rahatsız eden konuların başında geçim sıkıntısı, pahalılık, işsizlik gibi ekonomik sorunlar geliyor.
Başka bir konuyu da düşünmek ülkenin gerçeklerinden kopmak demek olur. Çünkü tam 7 yıldır cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir şekilde üst üste gerileyen bir ekonomi ile karşı karşıyayız.
Pandemi nedeniyle bütün dünyada yaşanan bir ekonomik kriz var fakat ülkemizde pandemiden çok daha önce başlayıp günümüze katlanarak gelen bir ekonomik kriz ile karşı karşıyayız.
Türk-iş’in eylül ayı için açıkladığı raporlara göre ülkemizde açlık sınırı 3049 TL, günlük 102 tl, yoksulluk sınırı ise 9932 tl. Aynı evde karı koca asgari ücretle çalışsa her ikisinin toplam maaşları yoksul olmalarını kurtarmıyor. Her 2 gencimizden biri işsiz. Gençlerimizin çoğu geleceklerini bu ülkede görmekten vazgeçtikleri için başka ülkelere kapağı atmanın peşindeler.
Halk bunca yoksulluk içinde kıvranırken Tayip Erdoğan başkentteki saray yetmiyormuş gibi ülkenin değişik yerlerine saraylar yaptırmanın peşinde. Sadece Ankara’daki sarayının bir günlük maliyeti 7 milyon. Orta ve ileri yaştaki bazı insanlarımız bu rakamı algılamakta güçlük çekerler bunun için eski paramıza göre söyleyecek olursak tam 7 trilyon ediyor. Saraya her gün harcanan bir günlük 7 trilyon ile bugünlerde kalacak yer bulamadığı için sokaklarda, parklarda yatıp kalkan öğrenciler için kaç tane yurt, ya da pandemiye rağmen dip dibe oturup dersi dinlemek zorunda olan öğrencileri rahatlatmak için kaç tane okul yapılır düşünün. Hazine kadrolu 5 müteahhide ve Londra tefecilerine hortum bağlamış ülkenin bütün gelirleri onlara aktarılırken aynı zamanda çeyrek asırlık geleceğimiz de ipotek altına alınmış oluyor.

Her ay otomatiğe bağlanan doğalgaz zamları, elektriğe yapılan fahiş zamlar, dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanan bir ülkede bunlara bağlı olarak iğneden ipliğe her mala zam geleceğini bilmeyen yoktur. Maliyetlerin kat kat artmasından sonra ürünlerin pazara, çarşıya, markete yansıyan fahiş fiyatlarından sorumlu sanki esnaf ya da marketlermiş gibi onların üzerlerine kolluk güçlerini gönderip denetim yaptırmak her zaman yaptıkları gibi kendilerini suçsuz gösterip suçu ilgisi olmayan kesimlere atmaktan başka bir şey değil. İktidara ilk geldiklerinde hayal satan AKP’nin satacak hayalleri kalmayınca bu kez yalan satmaya başladılar. Bu kardeşinize oy verirseniz ekonomimiz şahlanacak, dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi arasına gireceğiz, dolar görün bakın nasıl düşecek diyen şahsım devletinin başındakinin ülkeyi getirdi yer bırakın en büyük 10 ekonominin arasına girmeyi ilk 20’nin içinde bile tutamayacağı belli oluyor. Dolar her gün yeni rekorlara imza atıyor.

Emir komuta ile çalışan TÜİK enflasyonu düşük göstermek için yapmadığı numara kalmadı. Halk nasıl olsa gerçek enflasyonu biliyor, TÜİK saklasa ne olacak demeyin. TÜİK’in açıkladığı veriler üzerinden çalışanların maaşları zamlanıyor. Enflasyon sürekli düşük gösterildiği için de çalışanların maaşları sürekli eriyip gidiyor. Çarşıda pazarda sürekli artan fiyatlara karşılık yerinde sayan ücretlerle alım gücü sürekli düşüyor. Geçen yıl 100 liraya doldurduğu filesini bu yıl 200-300 liraya dolduran gariban halkımız kuşa dönen maaşlarıyla daha ne kadar dayanabilecek kara kara düşünüyor.

Konuştuğumuz çok kişi ağız birliği yapmışçasına AKP’nin iktidara gelmesinin yollarını açan 2001 ekonomik krizinde bu kadar sıkıntı yaşamadıklarını, bugün yaşanılanın ölümcül darbeleri olduğunu açıkça dile getiriyorlar. 2001 krizine neden olan DSP, ANAP ve MHP’yi yapılan ilk seçimde tarihi bir yenilgi yaşatan halkımız şimdi ondan çok daha büyük bir kriz karşısında çok daha büyük tokadı ilk seçimlerde AKP’nin yüzüne vurmak için sabırsızlanıyor. Siz bakmayın her ankette AKP’nin hala yüksek oy oranlarında görünmesine. Bu halk 20 yıl önce nasıl 3 partiyi alaşağı etmişse AKP’yi de aynı şekilde edeceğinden emin olun.
AKP iktidarının bu çürümüşlüğüne karşılık başta CHP olmak üzere bu kokuşmuş düzeni yıkmak için üzerine düşen görevi eksiksiz yapmak mecburiyetinde. Kim aday olacak gibi şimdilik yersiz konulardan uzak durarak en başta ekonomi olmak üzere diğer bütün alanlardaki kokuşmuşlukları gidereceğine dair halka güven vermeli. Örneğin geçen hafta içerisinde CHP’nin tarım politikaları konulu yaptığı 3 günlük toplantı çok yerinde olmuştur. Benzer uygulamaları tüm alanlara yayıp halka şimdiden iktidara gelince neler yapacaklarını açıkça göstermeleri gerekiyor.
tamerkayikci@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here