KAVŞAK

0
96

Yolda karşıma bir kavşak çıktığı zaman aklıma hep bir demokrasi kavramı düşer. Yolları bir noktada toplayan ama aynı zamanda o yolların başlangıç noktasıdır kavşaklar.

Birçok yolu bir araya toplayan kavşaklar insanları o yollar için bir seçim yapmaya zorlarlar. Gideceğiniz noktaya varmanın değişik yolları olabilir. İşte o yollar içinde size en uygun olanının başlangıç noktası kavşaktır. Hangi yola sapacağınız sizin tercihinizdir. Tercih ettiğiniz yol sizi en kısa zamanda varacağınız hedefe ulaştırırken başka bir tercih de belki size daha uzun ama görsel şölenler eşliğinde bir seçenek de oluşturabilir.
Sonuçta kavşaklar da demokrasi de seçim yapma paydasında birleşirler.
İnsanların, toplumların, devletlerin de buna benzer yol ayrımları vardır. Karar vereceğimiz bir an karşımıza çıktığında işte o an bir kavşak noktasıdır.

İnsanın hangi okula gideceğine, okulda hangi branşı seçeceğine, kiminle evleneceğine, hangi mesleği seçeceği gibi belli başlı anlar insanların içinde bulundukları kavşaklardır. Bu anlarda atacağımız adımlar bizleri ömür boyu etkileyecek konumdadır. Tabii ki karar verdiğimiz andan sonra geçecek bir süre, kat ettiğimiz bir mesafeden sonra insanların tabii ki geri dönebilme, başka bir yola sapma seçenekleri vardır ama bu zaman zarfında harcanan zaman, emek heba olacaktır. Her seçimin, her vazgeçişin bir getirisi olduğu kadar bir bedeli de muhakkak olacaktır.
İnsan sahip olduğu bilgi kadar önüne çıkacak seçenekleri değerlendirip kendisine en uygununu seçecek imkana sahiptir. Sahip olduğumuz bilgi ne kadar fazlaysa seçenekler arasından kendimize en iyisini seçme olanağımız o kadar yüksek olacaktır. Bu yüzden insanın bilgiye ulaşması, eğitilmesi en doğal hakkıdır ve devletlerin vatandaşlarına bu imkanları eşit bir şekilde sağlaması birincil görevlerindendir.
İnsanlar kadar toplumların da kendilerine yön verecek önemli kavşak noktaları vardır. Toplumlar kendilerini refaha, çağdaşlığa götürecek yöneticilerini seçerken aslında bir kavşak noktasındadır. Bir ülkede iktidarı elinde tutanlar sahip oldukları güç sayesinde devletin olanaklarının ne kadarını hangi kesimlere aktaracaklarının imkanını yakalamış olurlar. Bir bakıma elinin altında bulunan vanalar sayesinde çiftçiye, işçiye, memura şu kadar, sanayiciye şu kadar, eğitime şu kadar, savunmaya, sanata, kültüre bu kadar, tefecilere, faizcilere şu kadar para aktaracak güce sahiptir. İşte toplumlar ellerinde kime ne kadar para transfer edecek yöneticileri seçme olanağına sahiptirler ve bir toplumun çoğunluğunu oluşturan çiftçi, esnaf, işçi, memur gibi kesimler vanaların kendilerine doğru akmasını sağlayacak yöneticileri kendi elleriyle seçip seçmeme özgürlüğüne sahiptirler. Yine çoğunluğu oluşturan bu gruplar nasıl bir dünyada yaşamak istiyorlarsa toplumu o dünyaya taşıyacak yöneticileri de seçme imkanına sahiptirler. Milli gelirden eşit bir şekilde pay almak isteyip de uzun yıllardır vahşi sermayenin, tefecilerin, küçük bir zümrenin temsilcisi olduğu su götürmez bir şekilde anlaşılan partilere, yöneticilere gidip oy vermesiyle bunu sağlayamayacağını bilmesi gerekir.
Çağdaş bir dünyada yaşamak istiyorum deyip de ülkeyi din kurallarıyla yönetmeye kalkan gerici tayfasına oy verirse istediği o çağdaş dünyayı yaşayamayacağını bilmesi gerekir.
Tabii ki halkı sömürmeyi amaçlayan ve bir şekilde ülkenin yönetimine çöreklenmiş gerici tayfalar halkın bilinçlenmesini, insanların en başta belirttiğimiz gibi bilgiye ulaşmasını engelleyip cahil bırakmak için elinden gelen her şeyi yaparlar. Bilgisiz kalan insanlar, toplumlar da sağlıksız karar veriler. İşte toplumlara kendilerini yönetecekleri seçme imkanı veren seçim dönemleri de bir kavşaktır. Kendilerini refaha, yoksulluğa, çağdaşlığa, karanlığa, demokrasiye, diktatörlüğe götürecek yollara sapma imkanı veren seçimlerin bir kavşaktan farkı yoktur.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here