ÇİFTÇİYE KÖR VE SAĞIR KALAN AKP

0
93

Aylardır devam eden soğuk ve karlı havalardan, insanlarımızın bir an önce yaz günleri gelsin diye sosyal medyalarda zincir oluşturduğu günlerden sonra havalar nihayet ısınmaya başladı.

Isınan havalar ile beraber insanlar da kendilerini doğaya atmaya başladılar. Bu ifademden sakın insanların yiyeceklerini, içeceklerini, mangal malzemelerini alıp pikniğe gittiğini çıkarmayın. İçine düştüğümüz ekonomik çıkmazdan sonra çarşı pazara çıkan insanlarımız meyve sebzelerin fiyatlarını gördükçe eğer varsa elinde en küçük bir toprak parçasını işleyip evin mutfak ihtiyaçlarını karşılamak için doğaya koştuğunu söylemeye çalışıyorum. Çünkü sabit kalan gelirleriyle neredeyse her gün değişen ve bazılarında bir gün içerisinde bir kat daha artış olan ürünlerin yanına bile yanaşamadığını gördükçe çareyi ekip biçmediği toprağı işlemekte buluyor.

Ne ilginçtir ki kasabada, şehirde oturup da bir parça toprakla bağlantısı olan kendini ekip biçmeye adarken mesleği çiftçilik olan ya da hayvancılıkla uğraşan insanlarımız da zorunlu olarak topraktan kopuyor.

Kopmaması mümkün mü? Çitçinin en büyük girdi maliyetlerini oluşturan mazot, tohum ve gübrede yaşanan fiyat artışları ile toprağını ekip biçmesi mümkün değil. Mazot fiyatları son 6 ay içerisinde 3 katına, gübre fiyatları en az 5-6 katına fırlayınca çiftçi en iyisi baştan zarar edeceğime hiç ekip biçmem o zarara da katlanmam şeklinde düşünüyor.

Hayvanlarını besleyecek yem fiyatlarının hızına yetişmek mümkün olmadığı için süt veren hayvanlarını bile kasaba gönderen üretici işsiz kalıp kara kara düşünüyor. Azalan süt üretimi ve astronomik artışlar gösteren süt ve süt ürünlerinden yarın tüm ülke olarak çok daha karanlık günler bizi bekliyor olacak.
Henüz yüksek fiyat artışlarının olmadığı geçen yılın düşük girdi maliyetleri ile bile yetersiz kalan belli başlı tarım ürünlerimiz bu yıl ki yüksek girdi maliyetleri sayesinde üretimin geçen yılın aşağısında kalacağı kaçınılmaz olacağından yakın zamanda bugün yaşadıklarımızdan çok daha kötü günleri göreceğimizi söylemek falcılık olmaz.
Buğday ve diğer tahıl ürünleri, ayçiçeği, şeker üreticisini şimdiye kadar küstürüp üretimden uzaklaştırınca arada oluşan farkı kendi yandaşlarına ithal ettirip onları daha da zengin eden AKP politikaları ile yarınlarımız çok daha karanlık.
Düşünebiliyor musunuz yeni atanmış tarım bakanının ilk demeçlerinden biri “Sudan’da kiraladığımız topraklar var, orada ekim yaparak ihtiyaçlarımızı karşılayabiliriz” diyor. Bakanlıkta ya da AKP kadrolarında o kiralanan topraklardan nemalanacak nasıl bir grup varsa daha hiçbir şeyden haberi olmayan bakana bu açıklamayı yaptırabiliyor. Bu ülkede boş kalan ve ekilmeyen rekor seviyede boş arazi varken ve durumdan utanması gereken bakan başka bir ülkede üretimden bahsedebiliyor.
AKP müşteri garantisi verdiği, yol, hastane, havaalanı, elektrik santralleri gibi kendi yandaşlarına gerçek maliyetlerinin çok üzerinde maliyetlerle yaptırdığı yatırımlara milletin parasını peşkeş çekerken ülkenin gerçek sahibi ve elleri öpülesi çiftçilerin yüzlerine bakmıyor. Yasalarda belirtilen bütçeden çiftçilere aktarması gereken parayı aktarmayıp bir kalemde yandaş müteahhadin milyarlarca vergi borcunu silen AKP çiftçinin borcuna gelince sağır ve kör taklidi yapıyor.
Bir musibet bin nasihatten yeğdir sözünden hareketle yıllardır destek verdiği AKP’nin bu karanlık tarım politikalarından gerekli dersi çıkaracak olan çiftçilerimiz umarım ilk seçimde üzerine düşen görevi yerine getirirler.
tamerkayikci@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here