25 C
Edremit,tr
Cumartesi, Eylül 12, 2020 | Google News Kayıt
R

ÜÇ

İnsanlığın dünya üzerindeki kaderini bir biriyle ilişkili üç şey belirleyecek gibi duruyor… Birincisine dünya üzerindeki gelir dağılımı bozukluğunu yazabiliriz. İkincisine şuursuzca tüketilen doğal kaynaklar yakışır ki bunu hızlandıran küresel ısınmayı da unutmamak gerekir. Üçüncüsü de bilim kurgu roman ve filmlerinde senelerce işlenen,...
Cumhuriyet Gazetesi’nin 16 Ağustos Pazar günü arka sayfadaki haberin başlığı idi, yazı başlığı. Sır neydi ve nasıl saptanmıştı? Sır pandemilerin nasıl oluştuğu idi. Saptayan da bilim insanları. Viral pandemilerin büyük bir çoğunluğunun vahşi doğadaki hayvanlardan, çoğunlukla kemirgen ve yarasalardan geçtiği uzun süredir...
Evrim yasalarına uygun seyrine devam ederken bir yerinde diğer canlılardan farklılaşmaya başlayan insan, kendi gelişiminin yolunu tuttu. Arka ayakları üzerine kalktı önce; etrafını daha rahat görür oldu, hareket yeteneği arttı. Boşta kalan iki ön ayağı vardı şimdi. Yiyecek bulabilmek, dış tehlikelere karşı...
Bayram tanımını Türk Dil Kurumu’nun Büyük Türkçe Sözlüğü şu şekilde yapıyor: 1.Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler. 2. Özel olarak kutlanan gün. 3. mecazen. Sevinç, neşe. Aslında mecazen dediği şey bayramın ta kendisidir. Bir ülkenin, ortak dinin,...
Agnotoloji kısaca bilgisizlik bilimi demek. Çıkarı için cehaleti yaymanın yöntemlerini araştıran ve onu ifşa eden bir bilim dalıdır. Agnotoloji, Antik Yunanca ’daagnosis ‘bilgisizlik’ ve ontoloji ise varlık felsefesi anlamına gelen kelimelerden türetilmiştir. Agnotolji bir yandan cehaleti yayma yöntemlerinin adıyken...
Gün geçmiyor ki kuşlar ağlamasın yakılan ağaçların ardından; kah yazlık site, kah maden, kah taş ocağı için… Gün geçmiyor ki kuşlar ağlamasın kesilen ağaçların ardından; kah yakıt, kah kağıt, kah yol, kah tarla, kah maden için… Gün geçmiyor ki kuşlar ağlamasın...
TDK Türkçe Sözlükte ‘sabır’ kelimesini aradığımızda karşımıza iki tanım çıkmaktadır. Birinci tanımda olumsuzluklar ön almaktadır ve şöyledir: “Acı, yoksulluk, haksızlık vb. üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi, dayanç.” İkinci tanım ise daha geniş bir anlam...
Geçen haftaki yazımın bir paragrafında Y ve Z kuşaklarından bahsetmiş ve onların çok aceleci olduğunu, uzun düşünmekten, uzun yazılardan kaçtıklarını belirtmiştim. Geçen hafta içinde Tayip Erdoğan’ın canlı yayında geçlere seslenirken aceleci dediğimiz bu gençlerin aynı zamanda pratik düşündüklerini atlamış...
Babalar Günü son yıllarda daha görünür hale getirilerek kutlanır oldu ülkemizde. Biraz da Anneler Günü’ne öykünme gibi dursa da Babalar Günü, tüketim nesnesi haline getirilmediği, sevginin egemen kılındığı bir güne dönüştükçe babaların daha hoşuna gideceği düşüncesindeyim. En azından bir...
Her pazartesi akşamı yazı için masama oturunca her zaman olduğu gibi konuya nasıl başlayayım diye uzun uzun düşünürüm. İlk satırı yazmak neredeyse yazının yarısını yazmakla eş değer. Ondan öncesi de hangi konuyu gündeme getirmek, yazmak gerekir diye yine uzun...