ANAYASA

0
160 views

 

Bu hafta  Kurtuluş savaşımızın anayasasının kabul tarihidir.  Anayasamızın kabulünün 102. yıldönümüdür. Bundan dolayı bu hafta Osmanlı’dan beri anayasalar üzerinde sohbet edeceğiz. Anayasa bir devletin nasıl kurulup teşkilatlandığını belirten temel kanundur. Tüm yasalar anayasaya uygundur. Anayasaya aykırı kanun olmaz. Hukuksuz bir devlet yoktur. Hukuk devleti devlet hukuku doğurur. Devletin dayandığı temel yasaya anayasa denir. Anayasalar yumuşak veya serttir.

İslamiyet’ten önce Türklerde Töre denilen bir temel yasa vardı. Bu yasa yazısız yasa idi. İslamiyet’in kabulünden sonra Selçuklulardan itibaren İslam dininin temel kanunu olan şeriat kabul edildi.  Selçuklularda ve Osmanlılarda şeriat yürürlükte kaldı.  Azınlıklar ise kendi hukuk kuralları içinde yaşadılar. Aleviler ise Osmanlı döneminde töreyi temel yasa olarak kullandı.

1789 yılındaki Fransız ihtilalinden sonra milliyetçilik düşüncesi yaygınlaştı ve ulus devletler ortaya çıkmaya başladı. Osmanlı imparatorluğu bu yeni duruma uyum sağlamak için nizamı cedit denilen yeni düzene geçmeye çalıştı. Bu yeni düzene geçerken 1808 yılında 2. Mahmut ayanlar ile Sened-i İttifak belgesini imzaladı. Bu senet padişahın gücünü sınırlayan bir belgedir. Ayanların can ve mal güvenliğini sağlamıştır.  Bu belge  iktidarın padişah tarafından halk ile paylaşması demektir. Bu sıralarda Avrupa’da ise liberal demokrasi yerleşmeye başlamıştı. Osmanlı 1856 yılındaki ıslahat fermanı ile yetkilerini biraz daha daralttı. Devlet yine sıkıntılardan kurtulamıyordu. Çünkü azınlıklar milliyetçilik düşüncesinden etkilenmişler ve kendi devletlerini kurmak için Avrupa devletlerinin kışkırtmaları ile mücadeleye başlamışlardı. Osmanlı bu durumu durdurmak için Genç Osmanlıların çalışmaları ile 1876 yılında 1. Meşrutiyeti ilan etti. Meşrutiyet ile  Teşkilatı Esasiye kanunu kabul edildi. Bu ilk anayasamızdır. Devletin dili Türkçedir. Seçilmiş mebuslar toplanarak Meclisi Mebusan oluşturuldu. Fakat bu dönem uzun sürmedi ve 2. Abdülhamit tarafından meclis kapatılarak anayasada rafa kaldırıldı. Bunun üzerine Jön Türkler çalışmalara başlayarak 1908 yılında 2. Meşrutiyeti ilan ettirdiler.  Kanun-i Esasiyi kabul ettiler.  Bu anayasada devlet Devlet-i Aliyye-i Osmaniye  adıyla anılıyordu. Meclis-i Mebusan tekrar toplandı ve yasama görevine başladı. Bu meclis 1918 yılına kadar görevde kaldı. Seçimlerle yenilendi. Bu meclise yöremizden 1912 yılında Güre’den Hasanbeyzade Ferhat Bey mebus olarak gitmiştir. 1918 yılında bu  meclis seçimlerle yenilenmesi gerekiyordu ama padişah meclisi yeniletmedi. Bunun üzerine Kurtuluş savaşına başlayan Mustafa Kemal’in ve arkadaşlarının  baskısı ile 1919 yılı sonunda yenilendi ve meclis toplandı. Fakat bu meclis 1920 yılı başında Misak-ı Milli’yi kabul edince İngilizler tarafından İstanbul işgal edildi ve meclis kapatıldı. Bunun üzerine Nisan ayı içinde seçimler yenilendi ve yeni seçilen meclis BMM adıyla 23. Nisan. 1920 tarihinde Ankara’da açıldı. Meclisin açılması ile Kurtuluş savaşının yönetilmesini meclis üstlendi. Meclis kendisine Mustafa Kemal’i başkan seçti. Meclis önce düzenli ordunun kurulmasına çalıştı. Bu arada İtilaf devletleri Osmanlı ile imzalayacağı Sevr anlaşmasının şartlarını Osmanlı’ya sunmuşlardı.  Osmanlı delegeleri bunu kabul etmeyince Yunan ordusu ileri harekata geçirildi. Yunan ordusu ilerleyerek Bozüyük yakınlarına geldi. Bu arada hazırlanan ordu burada mevzilenmişti. Burada 10. Ocak. 1921 tarihinde 1. İnönü zaferini kazandık. Bu arada TBMM’nin dayanacağı yeni bir anayasa  hazırlığı yapılmakta idi. Bu yeni Teşkilatı Esasiye kanunu 1908 yılındaki  Kanun-i Esasiyi ret etmiyordu. Yeni yasa eski yasayı geçersiz kılar hükmü geçerliydi.  Anayasa 1. İnönü zaferinden sonra 20. Ocak. 1921 tarihinde kabul edildi.  Anayasa 23 maddeden oluşuyordu. Anayasada güçler birliği ilkesi benimsenmiştir. Hükümet meclis hükümetidir. Hükümetin başkanı aynı zamanda meclis başkanı olan Mustafa Kemal’dir. Anayasanın ilk maddesinde Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir yazar. Böylece egemenlik padişahtan  millete geçmiş oluyordu. Bu cumhuriyete giden yolda çok önemli bir merhaledir. Anayasada Devlet-i Aliyye-i Türkiye adı kullanıldı. Kurtuluş savaşı bitip Lozan barış antlaşması imzalandıktan sonra olağanüstü dönem sona ermiş ve yeni bir anayasa zorunluluğu ortaya çıkmıştır. 20. Nisan. 1924 tarihinde yeni bir anayasa kabul edilip kuvvetler ayrılığı benimsendi. Saygılar.